Murat Yıldırımʹdan İtalyan Lezzeti Hikayesi

Murat Yıldırımʹdan İtalyan Lezzeti Hikayesi

  • Murat Yıldırımʹdan İtalyan Lezzeti Hikayesi

    34 senelik Avrupa tecrübesinden sonra, Türkiye'de Murdoveneto'yu açan İtalyan dondurmacısı Murat Yıldırım ile sohbet ettik.

    Kendinizden bahseder misiniz?

    Bendeniz Murat Yıldırım. 1960 doğumluyum. Yıllarca İtalya ve Almanya’da yaşadım. Oralarda işçilik ve ticaretle uğraştım. İlk önce işçilik yaptım. Dondurma mesleğini, İtalyan dondurma mesleğini, bizzat kendim İtalya’nın Bolonya şehrinde öğrendim. 3 sene boyunca bu mesleği orada pekiştirdim. Daha sonra Almanya’ya gidip Almanya’da kendi eis cafelerimi kurdum.1986 ve 1996 yıllarında iki defa kuzey Almanya televizyonu NDR tarafından düzenlenen Avrupa'da Mutfaklar Yarışıyor programını sunan ve jüri üyesi gurme Bay Krese'nin değerlendirmesiyle, kuzey Almanya'da 36 yabancı restorantın arasından birinci seçildim. 1997 yılında Alman Bild Gazetesi'nin düzenlediği yabancı mutfaklar düzeyinde 6 kaşıkla ödüllendirildim. Ayrıca işimi çok sevdiğim için eis cafelerden iyi bir randıman aldım. 

    Hangi şehirlerdeydi eis cafeler?

    Eis cafeler Rensburg ve Hamburg’daydı. Eis Cafe Pronto markasıyla.

    Peki Murdoveneto ismi nereden geliyor?

    Açıklayayım. Murdo, benim ismimin, yani Murat’ın kısaltılmışı. Murdo, Murat Dondurması anlamına gelen bir kelime oyunu. Veneto da, dondurma köyü dediğimiz, bütün Avrupa’nın birleştiği, bütün Avrupalı dondurmacıların birleştiği, Venedik’e 40 km uzaklıkta bir kasaba. Bu kasaba, dünyanın bütün dondurmacıların birleştiği, dondurmayla meşhur bir yer. Burada eğer bir yenilik yapılacaksa, o kişiler orada o yeniliği yaparlar, ondan sonra kendi gittiği ülkelerde bunu geliştirirler.

    Murdoveneto nerede ve ne zaman kuruldu?

    Geçen sene bu zamanlarda Edirne’de kuruldu. 34 senelik İtalya ve Almanya tecrübemden sonra vatanıma, Türkiye’ye dönmek istedim. Bu güzelliği, orada öğrendiklerimi, kendi birikimimin üzerine bir şeyler koyarak, burada Türkiye halkına sunmak istedim. Damak zevki ve görseli birleştirerek bir konsept meydana getirdim. Bunun ismini de Murdoveneto koydum. 

    Murdoveneto’nun farkı ne?

    Ben kimseyi rakip olarak görmek istemem, herkes kendi kabuğunda kraldır. Şunu söyleyebilirim. İşimi severek yaptığım için benim birinci derece hedefim ve yaptığım şey, kalitedir. Ben kaliteden ödün vermem. Kendimi övmek istemem, müşterilerim beni övsün isterim. Bu dükkanı para kazanmak için açmadım. 34 senemi çalışarak geçirdim, zaten kazanacağımı kazandım. 54 yaşındayım, bu saatten sonra parayla ne işim olabilir. Kazandıklarım, biriktirdiklerim ölünceye kadar bana yeter. Benim tek istediğim, öğrendiklerimi insanlara sunmak, insanlara gösterebilmek, bu damak zevkini, bu görseli insanlara kazandırmak. Ve bunu da Edirne’de yaparak başaracağım. İnşallah Türkiye’nin bütün şehirlerine yayılırım. 

    Size özgü çeşitler var mı? Varsa neler?

    Murdoveneto’ya özgü birkaç tane dondurma buluşumu var. Bunların içerisinde kestane var. Herkes kestaneli dondurmalı yapar ama ben farklı bir formülle yapıyorum. Artı, Trakya’ya özgü bir tane meyve vardır. Güvem eriği. Kanserden tutun da, prostata varana kadar sağlık açısından her şeye iyi gelir bu güvem eriği. Bu meyveden ben kendi buluşum olan bir dondurma yaptım. 

    Murdoveneto olarak hedefiniz ne?

    Hedefim, Edirne’de başlayıp bütün Türkiye çapına yayılmak. 500 tane şube açmak. Şunu söyleyeyim. Bu bir takım oyunudur. Bir ekip işidir. Ekibimi kurarak, yanıma finansör ve yatırımcı bularak Türkiye çapına yayılacağıma inanıyorum. Benim buradaki görevim eğitim olacak. Ben Gelato Üniversitesi mezunuyum. Türkiye’deki insanlara eğitim verip, dondurmayı, ama bu dondurmayı insanlara sevdirmek istiyorum. Dondurma dediğimiz şey, süt tozunu alıp, içine su ve gıda boyası koyup da yapılan şey değildir. 

    Peki size göre dondurma nasıl olmalı?

    Dondurmayı şöyle yapmak gerekir. Köyünüzden hakiki doğal süt alıp, sütü 85-90 derecede pastörize edip kaynatarak yapmak gerekiyor. Hammaddelerin de tamamen doğal olması gerekiyor. Meyve özleri çok önemli. Meyvenin kendi özünü bulmak, yedirtmek çok önemli. Tabii Türkiye’de bunlar yok. Türkiye’de bunu daha çok gıda boyalarıyla yapmaya çalışıyorlar. Biz öyle yapmıyoruz. Biz İtalya’dan, yani dondurmanın merkezinden, dondurmanın doğduğu yerden meyvelerin kendi özlerini getiriyoruz. Bu çok büyük paraya mal oluyor, evet. Ben şimdi yatırım yapıyorum. Bilgi yatırımı yapıyorum, sunum yatırımı yapıyorum, müşteri potansiyelini yükseltiyorum. Bunun gibi yatırımlar yapıyorum. Bunlar manevi yatırımlardır. Sonradan maddiyata dönecektir.

    Bir dondurmacı olarak dondurmanın faydalarından bahseder misiniz?

    Dondurma gerçekten insan vücuduna çok faydalı bir besin. İnsan için hangi vitaminler gerekliyse, hepsi dondurmanın içinde var. Türkiye’de, kış geldiği zaman aman dondurma yemeyin, boğazınız şişer diye bir tabir vardır. Bu gerçekten çok yanlış. Eğer gerçek dondurma yaparsanız, sütü 85-90 derecede kaynatarak dondurma yaparsanız, insanlara zararlı bakterileri yaşatmazsınız. Bu da insanların boğazının şişmesini, enfeksiyon oluşmasını engeller. Dondurmanın içerisinde birçok vitamin vardır. Bir bebek doğduğu zaman ilk önce anne sütü alır. Dondurmanın ana kaynağı da süttür. Ben meyve özünü yaparken bile özellikle süt kullanıyorum. Kesinlikle su kullanmıyorum.

    Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de kış aylarında dondurma tüketimi sizce artacak mı?

    Her şeyden önce bu bir kartopuna benziyor. Biz şimdi kartopunu yuvarladık, ne kadar büyütebiliriz, hedefimizin ne kadarına yetişebiliriz, bilmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki önümüzdeki 5 sene içinde kışın dondurma tüketimi yüzde 70’e, 80’e çıkar. 

    Gelato Magazin hakkındaki yorumlarınızı alabilir miyiz?

    Gelato Magazin bana ilk geldiğinde, açıkçası hiç sıcak bakmadım. Çünkü ben Türkiye’ye gelmeden önce çok büyük bir araştırma yaptım dondurmayla ilgili. İstanbul’da, İzmir’de ve bir sürü yerde İtalyan dondurması adı altında eis cafeler açmışlar. Gittim, inceledim, baktım. Şöyle söyleyeyim, İtalyan dondurmasının yüzde 50’sini bile yapmıyorlar. İtalyan dondurması yapabilmek için önce benim yapmış olduğum o tereyağdan ve sütten kremanın yapılması gerekiyor. Top dondurma yapmak marifet değil. Bunun bir de sunumu var. İnsanlara sevdirmek gerek. Bu yüzden olumsuzdu Gelato Magazin için düşündüklerim. Daha sonra gördüm, araştırdım. İnternetteki sayfaları gördükten sonra baktım ki güzel şeylere temas ediyorsunuz ve bu ülkede dondurmaya öncülük yapmak istiyorsunuz. Bu da benim hoşuma gitti ve kendim sizleri çağırarak, sizin bir parçanız olmak istedim. 

    Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

    Son olarak şunu söylemek istiyorum: para her yerde kazanılır, ama kaliteden ödün vermeyin. Kalite, kalite, kalite! Benim tek söyleyeceğim budur. İnsanlar ne yediğine bakmıyorlar, ne ödediğine bakıyorlar. Bu çok üzücü bir olay. Ve size tekrar teşekkür ederim. 



    YORUMLAR



    Aşağıdaki işlem sonucunu yandaki kutucuğa "Sonuç" yazan kısma yazınız.