Dededen Toruna: Paşa Dondurma!

Dededen Toruna: Paşa Dondurma!

  • Dededen Toruna: Paşa Dondurma!

    Mesleğine aşık olan Altan Akkoç, 9 yaşından beri dondurmacılıkla uğraşıyor. 5 kuşaktır dondurma yapan ailenin üyesi Altan Bey, dondurmayı, dondurmacılığı ve de Paşa Dondurma'yı anlattı.

    Kendinizden bahseder misiniz?

    Ben Altan Akkoç. 5 kuşaktır devam eden dede mesleğini yapıyorum. 5. kuşağım ve işimi büyük bir aşkla yapıyorum. Bulunduğum yerde çok kısa sürede nam yapmışımdır. Müşterilerimin övgülerine her zaman layık olmaya çalışmışımdır. Kaliteden hiçbir zaman ödün vermemişimdir. Doğal, herkesin İtalyan usulü diye bildiği, ama ben tam tersini söylüyorum, Rumeli Türkleri usulüne göre dondurma yapmaktayım.

    7 yaşımdan beri, yani kendimi bildim bileli bu sektörün içindeyim. Üretime 9 yaşında başladım ve 9 yaşından beri üretim yapabiliyorum. Şu an 43 yaşındayım. 34 yıllık ustalık geçmişim var. 34 yıllık bir tecrübe, meslek hayatında ciddi bir öneme sahip. Öğrencilik dönemimde her yaz tatilimi dükkanda babama yardım ederek geçirdim. Hem imalatta, hem tezgahta sürekli bu mesleğin içinde oldum. Çorlu’da ailemiz, dondurma müdavimi olarak bilinir. 20’li yaşlarımda İzmir’de üniversitede okurken Karşıyaka’da Roma Dondurma adlı küçük, öğrenci işi bir yer açtım. Öğrencilik yıllarımda orada bir sezon boyunca çalıştıktan sonra 92 senesinde Edremit Akçay’da Roma Dondurma’yı açtım. Edremit Akçay’da Roma Dondurma, 95 yılından itibaren bölgede çok ün yapmış, kabul görmüş bir marka haline geldi. O süreçte, 17 yıl boyunca, orada hem meslektaşlarımdan, hem bölgeye turistik olarak gelenlerden, hem de orada yaşayanlardan mesleki yönde çok güzel sözler duydum, takdir topladım. Ben de onlara layık olacak bir şekilde 17 yıl hizmet ettim. Ancak ramazan ayının yaz sezonuna denk geldiği ve bu durum sezonun yüzde 50’sini ciddi anlamda yaralayacağı için 2009 senesinde, Eylül ayında Akçay’daki dükkanı kapatma kararı aldık. 2009’da kapatma kararı almadan önce kendi memleketim olan Çorlu’da, 2007’de Paşa Dondurma adı altında yeni bir işletme kurduk. Kurmuş olduğumuz işletme hızlı bir şekilde hak ettiği yere ulaştı. 2009’da sezonla ilgili kaygılarımızdan dolayı, 60 günlük sezon 30 güne düşeceğini hesaplayarak Akçay’daki işletmemizi de, o dönemde açmış olduğumuz Ören’deki şubemizi de kapattık. Paşa Dondurma, Saray’da ve Çorlu’da hizmet vermeye devam etmektedir.

    Paşa Dondurma’yı anlatır mısınız?

    Paşa Dondurma 2007 yılında Çorlu’da kuruldu. O zamandan beri Çorlu’da isim yapmaya ve hizmet vermeye devam ediyoruz. Paşa Dondurma olarak çok hızlı bir şekilde markalaştık. Olduğumuz yerde bir markayız, dondurma markasıyız. O yüzden bize olumlu geri dönüş yapan müşterilerimize, bizi yücelten müşterilerimize çok teşekkür ediyoruz. 5 kuşaktır dondurmacılık yapıyoruz, dolayısıyla 5 kuşağın vermiş olduğu doğal bir tecrübemiz var. Şu anda piyasada kullanılan birçok malzeme bizim mesleğimizi o kadar kolaylaştırıyor ki. Ama biz o malzemeler daha yokken, dedelerimizden ve babalarımızdan birçok şey öğrendik. O yüzden o malzemeleri kullanmıyoruz ve dedelerimizin tariflerini uygulayabildiğimiz için biz çok doğalız diyoruz. Bunun da bize dönüşünü çok şükür görüyoruz. Her geçen gün müşterilerimizden gelen olumlu tepkiler ve övgüler artmakta. Ben Çorlu’da olmama rağmen İstanbul’a ciddi miktarda dondurma satan bir dondurmacıyım. İnsanlar buradan dondurma alıp İstanbul’a götürüyorlar. Saray’daki şubemizden de aynı şekilde. Saray civarına pikniğe gelen, gezmeye gelen aileler dönüşte bizim dondurmamızı alıp İstanbul’a götürüyorlar. Bu da bizi ayrı gururlandırıyor. Hatta müşterilerimize “İstanbul’da dondurmacı mı yok ki buradan alıyorsunuz?” şeklinde takılıyoruz. Tabii bu bizim özgüvenimizi arttırıyor. Biz vermiş olduğumuz hizmetin karşılığını çok hızlı bir şekilde aldık ve almaya devam ediyoruz. Şu anda bölgemizde dondurma dendiğinde hem Çorlu’da, hem Saray’da “Paşa” ismi bir marka olarak söylenmektedir. Bununla da gurur duyuyoruz. Sadece kendi tecrübelerimizi, ailemizin tecrübelerini işimize doğru yansıttığımıza inanıyorum. Kalitemize yansıttığımıza inanıyorum. Karşılığında da meyvesini topluyoruz. Bir de şu var. Dedelerim hep İtalyanlara bile dondurmayı bizim öğrettiğimizi söylerdi. Bizim yaptığımız dondurmanın, İtalyan dondurmasının da bir Türk dondurması olduğunu söylerdi. Biz de kalite olarak İtalyanların hiçbir zaman kullanmadığı yabani orkide kökünden olan gerçek salepi kullanıyoruz. Bu da bizi ciddi anlamda farklı kılıyor. Bunun üstüne söyleyeceklerim dondurmada çeşitte sınır tanımamız.

    Peki size özgü çeşitler neler?

    Tekirdağ’da Tekirdağ peynir helvası meşhurdur. Biz de Tekirdağ’da bulunduğumuz için bunun dondurmasını yapalım dedik. Peynir helvasını dondurmaya çevirdik. Müşterilerimizden de olumlu dönüş aldık. Biz direkt peyniri dondurma yaptık. Görüntü ve renk tamamen peynir helvası gibi. Tat olarak da aynı peynir helvası. Bunun yanı sıra Paşa Spesiyali adı altında çıkardığımız tahinli cevizli çeşidimiz var. Tahinli cevizli çeşidimiz de oldukça ilgi çeken, beğeni toplayan bir ürün. Bunların dışında bir de bizim bir sloganımız var: 6 kilo hayal et, biz size o çeşidi yapalım. 6 kilo sipariş verdikten sonra, istedikleri çeşidi, canları ne istiyorsa, ne hayal ediyorlarsa, biz bunu iddia ediyoruz ve yapıyoruz.

    Paşa dondurmanın hedefi nedir?

    Müşteri memnuniyeti ve dondurmayı yiyen insanların evlerinden çıkıp tekrar bize gelmelerini sağlayacak, akılda kalacak o lezzeti sürekli geliştirip bir üst noktaya taşımak. Ben, büyüdükçe kalitenin kaybolacağına inanan bir üreticiyim. Şubeleştikçe kalitenin düştüğüne, hizmetin azaldığına inanıyorum. Birçok örneği de vardır. Her şeyden önemlisi dondurma satışı, bayilikle ve şubeleşmekle gerçekleşmez. Çok iyi eğitilmiş personelle satılabilir. Biz şöyle deriz: Dondurma tezgahıyla ilgilenmek, üretmekten daha önemlidir. Biz tezgaha bebek muamelesi yaparız. Dondurmayı üretirsiniz, her şeyi dört dörtlüktür ama satış elemanının dikkatsizliğinden dolayı sorun çıkar. Bizim insanımız dondurmanın içinden buz çıktı, dondurma kötü muamelesi yapar. Hiçbir dondurmacının dondurmasından buz çıkma ihtimali yoktur. Ne ayarda olursa olsun, ne kalitede olursa olsun dondurmanın içinden buz çıkması imkansızdır. O yüzden satış aşamasında da bilgiyi ve kaliteyi en yüksete tutmak gerekir. Her neyse, büyümek ve çok büyük kitlelere ulaşmak gibi bir hedefim yok. Bulunduğum noktada bir numara olmaktır her zaman hedefim.

    Kış aylarında dondurma tüketimiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

    Ben 2007’de Çorlu’da dükkanı açtığımdan beri, Çorlu’da kendi dondurmasını üreten ve 12 ay aralıksız hizmet veren tek dondurmacıyım. Ama bunu ısrarla sağlamaya çalışıyorum. Tüketim yaz aylarındaki kadar kış aylarında da yapıldığında, her gelen müşterime üst solunum yolu enfeksiyonuna daha az yakalanacağını, mikrobun soğukta üreyemediğini, sıcakta ürediğini, boğaza yerleşen bakterilerin bizi hasta yapması için en az bir haftalık bir kuluçka dönemi gerektirdiğini, bu kuluçka döneminin de eğer sürekli soğuk tüketen bir insansanız o bakterinin tamamlayamayacağını, dondurma tüketiminin İskandinav ülkelerinde ilk beşte olmasının sebebinin bu konuyla ilgili olduğunu sürekli anlatmaya çalışıyorum. Ama önyargıları yıkmak çok zor. Dondurmanın üzerine hemen su içilmemesini söylüyorum. Bizim ülkemizde tam tersi, dondurma yer yemez su içeceksin derler. Bana göre 10 dakika geçmesi gerekir ki yavaş yavaş yerken soğuttuğumuz boğazı ve ağzımızın içini, oda sıcaklığında bir suyla hızlı bir şekilde tekrar derecesine döndürdüğümüzde boğazlar o şok etkisiyle aslında tahriş oluyor. Bunları müşterilerime hep anlatıyorum ama bunun ne kadar kalıcı olduğunu bilemiyorum. Anlattığım 10 kişiden belki biri anlıyor. Diğerlerinin yine o aynı önyargılarını, dondurmadan sonra su içilir, kışın dondurma yenmez tabularını yıkamıyoruz maalesef. Bununla ilgili size çalışmalarınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun daha da yaygınlaşması tek dileğim. Bizim buzdolabımızda her zaman nasıl yoğurt bulunuyorsa, Avrupa ülkelerinin çoğunda da insanların buzdolaplarında kovalarca dondurma bulunuyor. Bu insanlar çocuklarının gelişimi için onlara dondurma yediriyor. Biz nasıl süt içiriyorsak, onlar da dondurma yediriyor. Eğer araştırırlarsa, kemik gelişiminden tutun da vücudun enerji ihtiyacına kadar birçok konuda dondurmanın çok ciddi bir yer aldığını görecek insanlarımız. Araştırıldığında haklı çıkacağımı biliyorum, çünkü ben çok araştırdım.

    Gelato Magazin hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

    Gelato Magazin bizim mesleğimizle ilgili çok büyük bir eksiği doldurdu. Hem bizim insanlar tarafından tanınmamızı, hem internet üzerinden insanlara ulaşmamızı sağladı. Sosyal paylaşımların günümüzdeki yerini ve önemini biliyoruz. Bize bu imkanı sağladığı için çok teşekkür ediyoruz Gelato Magazin’e. Gelato Magazin ile birlikte sesimizi daha çok noktaya duyurabileceğimizi, en azından insanların bazı konularda yüzeysel de olsa daha çok bilgi sahibi olacağını biliyorum. Her şeyden önemlisi şu an meslektaşlarımızla da birçok şeyi paylaşma imkanı sağlıyor Gelato Magazin. Tanımadığımız, Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki insanlarla bir paylaşım ağı oluşturdu bize. Yeniliklerin takipçiliğini kolaylaştırdı. Ve bu konuda daha da fayda göreceğimize inanıyorum.

    Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

    Çorlu’da ve Türkiye’de dondurma tüketim oranının, yıllık bütçe bazında dünya ortalamasının çok altında olduğunu bizim meslekteki herkes biliyor. Onunla ilgili biz Gelato Magazin’den en kısa sürede sadece kendi değil, diğer ulusal kanalları da kullanarak bu konuda insanlarımızı bilinçlendirmesini istiyoruz. Bünyenizde bize de yer ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum.  



    YORUMLAR



    Aşağıdaki işlem sonucunu yandaki kutucuğa "Sonuç" yazan kısma yazınız.